Güvenlik Görevlisinin Görevi Savsaması-İşe İade-Alt İşveren-Yardımcı İş

DAVA : Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini Belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davacı işçinin Kartal Güvenlik Şirketi emrinde, Diyarbakır da bulunan Milli Savunma Bakanlığı ‘na bağlı .Ant. 3. İşletme Müdürlüğüne ait yer üstü sivil depolar kısmında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacının nöbet yerinin terk etmesi sebep gösterilerek feshedildiğini, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 19. Maddesi uyarınca feshi geçerli kılacak usul şartlarına uyulmadığını ve savunmasının alınmadığını belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili; husumet itirazı ile davanın başkanlıklarına karşı açılamayacağını, başkanlık tesislerinin korunması işini hizmet alımı yolu ile yapmış olduğu ihale ile diğer davalı Kartal Güv. Ltd. Şti.ne verdiğini ve ihaleyi kazanan şirketin kendi özel Güvenlik elemanları ile işe başladıklarını, çalışan personelin diğer davalı şirketin personeli olup yapılmış bulunan ihale çerçevesinde çalıştırıldıklarını, ayrıca diğer davalı ile yapılan hizmet alımı şartnamesinde yapılacak denetim ile ilgili hususların açıklandığını, hizmeti yürütmede yetersizlikleri tespit edilen veya bu hizmetin mahiyetine uygun olmayan davranışları nedeniyle Kurumda çalıştırılmaları uygun görülmeyen özel Güvenlik Personeli durumunun yazılı olarak yükleniciye bildirilecek ve yüklenici söz konusu özel Güvenlik Personelinin yazılı bildirimden itibaren en geç 2 iş günü içinde yeni Özel Güvenlik Personeli ile değiştirecektir hükmünün düzenlendiğini, davacının bu hususlar uymadığını ve nöbet mahallini terk ettiğini ve defalarca uyarılmasına rağmen görevini düzgün şekilde yapmayan davacının diğer davalı şirkete bildirildiğini, şirketinde yeni personel görevlendirildiğini,

Diğer davalı alt işveren Kartal Şirket vekili ise, davacı müvekkilin şirket nezdinde belirli süreli hizmet sözleşmesi ile Milli Savunma Bakanlığı Diyarbakır Ant. 3. İşletme Müdürlüğünde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının iş akdinin feshedilme sebebinin; davacının görev saatinde nöbet tutması gereken kuleden ayrılmış, nizamiyeye gitmiş ünitenin emniyetini tehlikeye atmış olduğunu bunun tutanak ile tespit edilmiş olduğunu, ayrıca müvekkil emrinde süregelen ve bir hizmet yılını dolduran çalışması da mevcut olmadığını, iş akdinin feshinin hem usul yönünden hem esas yönünden kanuna uygun olduğunu, İş Kanunun 25. Maddesi “derhal fesih” hakkı düzenlendiğini, ayrıca hizmet sözleşmesinde ve ekindeki disiplin ceza cetvelinde de aynı durumlar için ” ihraç” yani fesih neticesi öngörülmüş olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının davalılardan kartal Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şirketinde davalının ihale ile güvenlik hizmetleri işini aldığı, üst işveren olan MSB ANT.3 işletme Müdürlüğünde Güvenlik Görevlisi olarak çalıştığı, davacı ile davalı Kartal Ltd. Şirketi arasında birbirini takip eden 3 adet belirli süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, davacının 22.01.2008 tarihinde Nöbet tuttuğu kontrol kulesinde ayrılarak yine işyeri içerisindeki nizamiye kulesinde yemek yediği, bu sebeple hakkında tutanak düzenlendiği üst işveren tarafından kurumun davalı Kartal Ltd. Şirketine bildirilmesi ardından davacının sözleşmesinin 30.01.2008 tarihinde feshedildiği, davalı tarafça davacının sözleşmesinin belirli süreli olması sebebiyle iş güvenliği hükümlerinden yararlanmayacağı savunulmuş ise de davacı ile birbiri ardına 3 adet belirli süreli iş sözleşmesi imzalanması ve işin mahiyeti itibariyle belirsiz süreli iş akdi ile çalışmaya uygun olduğu ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli hale geldiği, işyerinde çalışan personel sayısı ve davacının yönetici pozisyonunda bulunmaması göz önüne alındığında davacının iş güvenliği hükümleri kapsamında bulunduğu davacının iş akdinin iş kanunu 25. Maddesi gereğince haklı sebebe dayanılarak feshedildiği ve davacının birden çok uyarıya rağmen aynı davranışı sergilemesi ve nöbet yerini terk etmesi nedeniyle iş akdinin bildirimsiz olarak feshedildiğinin davalı tarafından savunulduğu, ancak dosya içerisine davacının aynı şekilde bir den çok kez davrandığına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, davacının ise olay tarihinde nöbet yerini bırakarak ancak işyerinden ayrılmaksızın diğer bir kulede yemek yediğinin de sabit olduğu, davacının bu davranışının iş akdinin feshine yönelik haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği davalı Kartal Ltd. Şirketi açısından geçerli neden olarak sayılabileceği, bu durumda ise davalı tarafından geçerli nedenle feshin yasal şartlara uyulmaksızın feshin gerçekleştirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6-7 maddesi uyarınca “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde, sözleşmede taraf sıfat bulunmadığından, işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı şekil, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17’inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır.

İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır, işçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşme-sine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir, işçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.

İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.

İşçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiğini işveren ispat etmekle yükümlüdür.

İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, 25. maddenin II. fıkrasının ı bendinin birinci cümlesi gereğince işverene haklı fesih hakkı verir. Güvenliği tehlikeye düşürme davranışının ağırlığı, görev tanımına, faaliyet alanına, görev yerine, işverenin gerekli önlemleri alıp almadığına, işçinin alınan önlemlere uyup uymadığına göre değişebileceğinden, nedeninin haklı veya geçerli neden teşkil edip etmediği, işverenin neden olup olmadığı ölçülülük ilkesi kapsamında değerlendirilmelidir.

Dosya içeriğine göre davacının davalı KARTAL GÜVENLİK Şirketinin davalı bakanlığa ait başkanlık tesislerinin korunması işini ihale ile üstlendiği işte güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 16.00-24.00 vardiyasında kule nöbetçisi olduğu halde nizamiye kulübesinde yemek yediği, görev / nöbet yerini izinsiz terk ettiği, güvenlik önlemlerinin üst seviyede olması gereken bu günlerde ihmali ile ünitenin güvenini tehlikeye düşürdüğü gerekçesi ile asıl işverenin istemi üzerine alt işveren Kartal Güvenlik Şirketi tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/11. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle, güvenlik hizmeti yardımcı iş kapsamında verildiğinden, davalılara arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmaktadır.

Mahkemece, feshin geçersizliği ve işe iade kararının kabule göre davalı alt işveren yönünden kurulması gerekirken, feshin geçersizliğine bağlı işçilik alacaklarından sorumlu olan asıl işveren yönünden de bu şekilde hüküm kurulması hatalıdır.

Diğer taraftan, davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun25/II. maddesi uyarınca feshedildiğinden, aynı Kanunu’nun 19. Maddesindeki koşulların, yazılı yapılma ve savunma alınması koşulunun aranmasına gerek yoktur. Mahkemenin bu gerekçesi de yerinde değildir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının güvenlik görevlisi olarak görev yerini terk ettiği ve işyeri güvenliğini tehlikeye düşürdüğü mahkemenin kabulündedir. Davacının daha önce uyarıldığına dair delil yok ise de başlı başına bu davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır. İş İlişkisinin devamı işveren açısından beklenmez bir hal almıştır. Fesih davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDI-RILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60.00 yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.000,- TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,

Kesin olarak 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yar.  9. HD. 3.5.2010 T., 2009/20255 E.- 2010/11968 K.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*